...
“Bütün hastalıklar bağırsaktan başlar. Bağırsak hasta ise vücudun geri kalan kısmı da hastadır.”
Hipokrat
“Bütün hastalıklar bağırsaktan başlar. Bağırsak hasta ise vücudun geri kalan kısmı da hastadır.”
Hipokrat
Hayvanların sindirim kanalındaki mikro floranın ekolojik dengesini düzene sokmak, mikroflora içerisindeki potansiyel patojen mikroorganizmaların zararlı hale gelmelerini önlemek ve hayvanların yemden yararlanmalarını artırmak amacıyla probiyotikler kullanılmaktadır.
Ruminantlarda ve Kanatlılarda , probiyotiklerle patojen mikroorganizmaların bağırsakta kolonizasyonu engellenirken, yem tüketimi ve alınan besinin sindirilebilirliği arttırılarak, kuru madde tüketiminde, ortalama canlı ağırlık kazancında, süt, süt yağı ve yumurta üretiminde artış sağladığı bildirilmektedir. Ayrıca metanın karbondioksite dönüşümü sağlanarak enerji kaybı önlenirken, küresel ısınmaya etkisinin de azaltıldığı kanıtlanmıştır. PROBİYOTİK'in içeriği hayvanların sindirim sistemlerinde doğal olarak bulunan bakteri türlerinden oluşmaktadır. Son yıllarda bazı mantar ve mayalar da bu kapsama alınmıştır.
Probiyotiklerin genel beslemenin ötesinde besinlerin sağlık acısından yararlarını açığa çıkaran etkilerinin olduğu da belirlenmiştir. Faydalı mikroorganizmalar hayvanlar tarafından tüketildiklerinde mide-bağırsak florasına karışarak E. coli, salmonella ve bunlar gibi birçok arzu edilmeyen bakterilerin gelişimlerini engelleyerek mide-bağırsak kanalında biyolojik dengeyi oluşturmaktadırlar. Probiyotikler özellikle hastalık, stres, ilaç tedavisi sonrası ve ani yem değişikliklerinde bozulan mide bağırsak florasındaki dengeyi tekrar kurmada yardımcı olmaktadır.
Ruminantlar ile tek mideli herbivorlar arasındaki en önemli sindirim sistemi farklılığı rumen ve rumende bulunan anaerobik mikroorganizma populasyonudur.
Rumendeki mikroorganizmalar ile hayvanlar arasındaki simbiyotik ilişkileri bilmek hayvan beslemenin temelini oluşturmaktadır.
Buzağılarda, doğum sonrası ishal kaynaklı ölüm oranları toplam buzağı ölümlerinin %84 ünü oluşturur.
İncelePROBİYOTİK, içeriğinde 5 ana grupta 273 farklı türde faydalı mikroorganizma türü barındırmaktadır. Bu içeriği ile en zengin hayvan yem katkılarından biridir. Metabolizmaya girdiği anda gösterdiği başlıca etkiler şu şekildedir:
PROBİYOTİK SİLAJ çim, mısır, tüm ekin silajları ve kıvrılmış hububatta fermantasyon sürecini geliştirmek için kullanılan bir katkı maddesidir.
İnceleRekabetçi dışlama, aynı kaynaklar için yarışan iki türün bir arada bulunamadığını belirten ilkedir. Bir türün diğeri üzerinde en ufak bir avantajı varsa veya sayı olarak fazlaysa, avantajlı olanı uzun vadede hakim olacaktır. İki rakipten biri daima diğerini aşacak ve az olan bu rekabeti kaybedecektir.
Yüksek miktarda faydalı bakteri, E.Coli ve Salmonella gibi bir çok zararlı bakteri ile bağırsak duvarına tutunmak için rekabet eder. Eğer rumene yeterli sayıda faydalı bakteri girişi sağlanırsa, bu rekabeti yararlı bakteriler kazanır; zararlı bakteriler dışarı atılır.
Antimikrobiyal Etki:
Probiyotikler laktik asit üretirler. Laktik asit, zararlı bakterileri öldürür veya üremelerini engeller. Böylece zararlı bakteri kolonilerinin gelişimi durdurulmuş olur.
Laktik Asidin Sindirime Etkisi :
Laktik asit, bağırsaktaki pH derecesini düşürür. Buna tepki olarak salgılanan enzimler sindirimi iyileştirir.
Rumen sindirimini olumlu yönde değiştirerek hayvan verimliliğini artırmak, hayvan sağlığını korumak ve hayvansal ürünlerin miktar ve kalitesini yükseltmek için tüm dünya ülkelerinde probiyotikler yem katkısı olarak kullanılmaktadır.